KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/22434 E., 2019/988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin,
müşteki ...'ın yokluğunda verilen hükmün tebliği için müştekinin Cumhuriyet savcılığında beyanı alınırken bildirdiği en son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine çıkarılan ve Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesinden dolayı yapılan yapılan tebligatın usülsüz olması karşısında, temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın katılana usulünce tebliğ olunması gerektiği,
./.. -2-
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/22434, K. 2019/988, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama