KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/577 E., 2017/14434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, silahla tehdit, hakaret, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, mağdur ...'in hükümden sonra 19.11.2013 havale tarihli dilekçesiyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle, 21.11.2013 tarihli ek kararla hakaret suçlarından kamu davalarının düşmesine karar verilmiş ise de, hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, kamu davalarının düşmesine dair ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen 09.02.2013 tarihli silahla tehdit ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali, 18.03.2013 tarihli altsoya karşı silahla yaralamaya teşebbüs, 22.03.2013 tarihli eşe karşı silahla kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
09.02.2013 tarihli silahla tehdit ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali, 18.03.2013 tarihli altsoya karşı silahla yaralamaya teşebbüs eylemlerinden cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
a) Sanık ... müdafiinin, 09.02.2013 tarihli silahla tehdit ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali, 18.03.2013 tarihli altsoya karşı silahla yaralamaya teşebbüs eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
17.08.2016 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 32. maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici madde 6 ile getirilen yeni düzenleme karşısında; hükmün onanmasına karar verilmekle beraber hak kaybına sebebiyet verilmemesi için sanığın başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse, tutuklu bulunduğu 09.02.2013 tarihli silahlı tehdit suçundan, derhal TAHLİYESİNE,
b) Sanık hakkında 22.03.2013 tarihli eşe karşı silahla kasten yaralama eyleminden kurulan hükümde ise; sonuç cezanın 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezası olarak fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin, temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hükmün "7-B)" fıkrasındaki "1 yıl" ibaresinin "12 ay" biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
2-09.02.2013 tarihli hakaret, 23.02.2013 tarihli hakaret, tehdit, gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali, 18.03.2013 tarihli silahla tehdit ve hakaret, 22.03.2013 tarihli silahla tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,
a) Sanığın 18.03.2013 tarihinde eşi .... ve kızı..... 'ye yönelik silahla tehdit eyleminin tek suç oluşturduğu ve eylemini birden fazla mağdura aynı anda gerçekleştirdiği; yine sanığın 22.03.2013 tarihinde eşi ....'i ve kayınvalidesi ....'ı silahlı tehdit eyleminin de tek suç oluşturduğu ve eylemini yine birden fazla mağdura aynı anda gerçekleştirdiği gözetilerek, sanık hakkında temel ceza tayin edildikten sonra, öncelikle eylemi birden çok mağdura karşı gerçekleştirmesi nedeniyle fikri içtima kuralı gereğince TCK’nın 43/2. maddesi aracılığıyla 43/1. maddesi ile artırım yapılması,
ardından yine temel ceza üzerinden aynı suçun mağdur ...'e birden fazla işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanığın zincirleme şekilde silahlı tehdit suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
17.08.2016 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 32. maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici madde 6 ile getirilen yeni düzenleme ve bozma kararı karşısında; hak kaybına sebebiyet verilmemesi için sanığın başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse, tutuklu bulunduğu 18.03.2013 ve 22.03.2013 tarihli silahlı tehdit suçlarından, derhal TAHLİYESİNE,
b) Mağdur ...'in hükümden sonra, 19.11.2013 havale tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçmesi karşısında, TCK'nın 73/4. maddesi uyarınca sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak sonucuna göre 09.02.2013, 23.02.2013 ve 18.03.2013 tarihli hakaret suçlarından davaların düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
c) 23.02.2013 tarihli tehdit ve gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali eylemlerinden kurulan hükümlerde,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmayan başka bir suçla işlenmediğinden uzlaştırma kapsamında bulunması,
gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/577, K. 2017/14434, 15 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama