KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/8766 E., 2018/5910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
Sanığın temyizine gelince,
1- Sanığın aşamalarda ısrarla suçlamayı reddetmesi, mağdur ...'un soruşturma aşamasındaki, "sanık bana, o suyu açmaya gidersen seni öldürür o suya atarım dedi" şeklindeki anlatımı ile orada bulunan mağdurun eşi olan tanık ...'un "sanık kocama, gel bin arabama, seni götüreyim de aç suyu, Allah ya sana verir ya bana verir dedi" şeklindeki anlatımları arasında çelişkiler bulunması karşısında, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, sanıklar, katılan ve tanık beyanlarının yöntemince irdelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sanığn hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de ; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/8766, K. 2018/5910, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama