KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/2084 E., 2019/2575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın tüm aşamalarda müştekiye hakaret ettiğini ama tehdit suçunu işlemediğini beyan ettiği, dosyanın tek tanığının müştekinin eşi olduğu, taraflı olma ihtimalinin yüksek olduğu, dosyada mevcut mesaj tespit tutanağındaki telefon numaralarının kime ait olduğunun araştırılmadığı, bu durumda eksik inceleme ile sanığın hangi sözlerle, kaç defa müştekiyi tehdit ettiği açıklanmadan, sanığın zincirleme şekilde tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/2084, K. 2019/2575, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama