KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/7040 E., 2019/1130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanığın savunmasında, "eğer gerçekten bir iflas vardı diyeceğim bir şey yok ama dolandırma söz konusuysa bu parayı yedirmem, hesabını sorarım dedim, başka da bir şey söylemedim" şeklinde beyanda bulunması, kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklar ... ve ...'un da sanık savunmasına benzer anlatımlarda bulunmaları karşısında; müştekilere usulüne uygun duruşma günü tebliğ edildikten ve duruşmada hazır bulundukları takdirde müştekilerin beyanlarına başvurulmasından sonra,
hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun açıklanması ve sanığın müştekileri "bu hesaplaşma burada kalmayacak, hesabı ayrıca sorulacak" şeklinde tehdit ettiğinin kabul edilmesi durumunda, eylemin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/7040, K. 2019/1130, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama