KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/7932 E., 2018/22212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 86/2, 125/1, 125/4, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 2.000,00 Türk lirası adlî para ve 1.740,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair....Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2015 tarihli ve 2014/526 esas, 2015/493 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılamasında hükmün açıklanmasına,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 86/2, 125/1, 125/4, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 2.000,00 Türk lirası adlî para ve 1.740,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 05/12/2017 tarihli ve 2017/521 esas, 2017/695 sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 30/10/2018 gün ve 94660652-105-03-11010-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/11/2018 gün ve 2018/89855 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 17/06/2015 tarihli ve 2014/23283 esas, 2015/26963 karar sayılı ilamında yer alan “ Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davayı sonuçlandıran bir hüküm olmaması, ayrıca sanık hakkında hükmün açıklanması sırasında bu defa şikâyet şartı yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesenin işlevi açısından maddî ceza hukuku normu özelliği yanı sıra ceza muhakemesi hukuku normu özelliğinin de bulunması ve bunun sonucu olarak kıyas imkânının da bulunduğu gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/11. maddesindeki: '"Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.' şeklindeki uygulamalardan daha lehe olduğu.." şeklindeki açıklama nazara alındığında, somut olayda müştekinin 05/12/2017 tarihli karar duruşmasında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık hakkında takibi şikâyete bağlı kasten basit yaralama ve hakaret suçundan düşme kararı verilmesi yerine,
yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/7932, K. 2018/22212, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama