İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/8554 K.2019/3062

Silahla tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzurum 4. Asliye Ceza…

Esas2018/8554Karar2019/3062Tarih27 Şubat 2019Okuma9 dk · 1.766 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2018/8554 E., 2019/3062 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.766 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Silahla tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/764 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07/12/2018 gün ve 94660652-105-25-15623-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2018 gün ve 2018/101356 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

Her ne kadar "şüphelinin eşi mağdura karşı gösterdiği kemer ile vücut bütünlüğüne karşı saldırı gerçekleştireceğini söyleyerek gerçekleştirdiği tehdit eyleminden dolayı TCK m. 106/2-a gereğince cezalandırılması istenmiş ise de TCK m.6 da yapılan silah tanımı içerisinde suçta kullanılan eşyayı değerlendirmenin hukuken mümkün olmadığı" gerekçesi ile şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.

Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gibi mahkemenin de hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığı gözetildiğinde;

Somut olayda, şüphelinin kullandığı iddia edilen kemerin tehdit suçunun unsuru olarak silahtan sayılıp sayılamayacağının ancak mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra tespit edilebileceği, mahkemenin yargılamaya başlamadan iddianamenin değerlendirilmesi aşamasında delil takdirine girerek suçun niteliğini tespit ve tayin etmesinin açıkça usule aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay: Silahla tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma,

2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/764 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kararının, şüphelinin kullandığı iddia edilen kemerin tehdit suçunun unsuru olarak silahtan sayılıp sayılamayacağının ancak mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra tespit edilebileceği,

mahkemenin yargılamaya başlamadan iddianamenin değerlendirilmesi aşamasında delil takdirine girerek suçun niteliğini tespit ve tayin etmesinin açıkça usule aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/764 iddianame değerlendirme sayılı kararında ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesi;

"(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.

(2)Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.

(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;

a) Şüphelinin kimliği,

b) Müdafii,

c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,

d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,

e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,

f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,

g) Şikâyetin yapıldığı tarih,

h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun Maddeleri,

i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,

j) Suçun delilleri,

k)Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,

Gösterilir.

(4)İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.

(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.

(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir." biçimindedir.

Anılan Kanunun iddianamenin iadesine ilişkin 174. maddesi;

"(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,

b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,

c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.

(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.

(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

İncelenen dosyada;

Şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı ve "Yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı olan müşteki şikayetinde özetle; eşi ile ikametlerinde bulundukları sırada, eşinin eline aldığı pantolon kemerini üzerine atarak " bak seni boğar öldürüm, istesem seni çok kolay öldürürüm, " şeklinde sözler söyleyerek kendisini tehdit ettiğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine soruşturmaya başlanıldığı, Şüphelinin alınan savunmasında;

müştekinin kendisine yönelik söylemleri sebebiyle kendisinin de kemerle seni boğarım dediğini, ancak bu söylemini sadece korkutmak için ani kızgınlık sebebiyle söylediğini belirttiği, Dosyada bilgi sahibi olarak dinlenen Selahattin Özer ve Sinan Vural'ın müşteki iddialarını doğruladığının anlaşıldığı, Şüpheli üzerine atılı suçun olayda kullanılan kemer sebebiyle uzlaştırma kapsamında kalmadığı,

Böylelikle, iddia, savunma ikrar ve tüm dosya kapsamından şüphelinin, müştekiye karşı silahla tehdit suçunu işlediği hakkında yeterli şüphelinin oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." biçiminde düzenlenen iddianameyle şüphelinin TCK'nın 106/2.a, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca yargılanıp cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/764 iddianame değerlendirme sayılı kararıyla "Her ne kadar şüpheli hakkında silahla tehdit suçundan dolayı iddianame düzenlenmiş ise de;

iddianame metninde şüphelinin bahsedilen kemer ile herhangi bir eylemi olmaksızın yalnız kemeri müştekinin üzerine atarak "bak seni boğar öldürürüm, istesem seni çok kolay öldürürüm" şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, gelecekte söz konusu kemerin kullanılabileceğinden bahsedildiği, olay sırasında kemerin şüphelinin elinde bulunmayıp müşteki yönünden silahlı tehdit oluşturacak bir hususun ortaya çıkmadığı, söz konusu eylemin aslında kemer olmaksızın "seni ileride kemerle boğarım" şeklinde söylenen sözden farklı anlam taşımadığı,

bu yönüyle şüphelinin eyleminin TCK 106/1 maddesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturabileceği, bu suçun ise CMK 253 maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olduğu, olayda silahlı tehdit suçunun unsurlarının bulunmadığı, bu yönüyle uzlaşmaya tabi olan bir suç nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın şüpheli hakkında

iddianame düzenlendiği göz önüne alınarak iddianamenin CMK 174/1-c maddesi uyarınca iadesine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından 22/10/2018 tarihinde anılan karara itiraz edildiği, mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/11/2018 tarihli ve 2017/17-328 esas, 2018/575 sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır.

Anılan Kanunun 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa. Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmüne, anılan maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir.

CMK'nın 174. maddesinde ise iddianamenin iadesi müessesesi düzenlenmiş, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamenin hangi durumlarda ve sürede iade edilebileceği hüküm altına alınmış, iddianamenin iadesi nedenleri sınırlı olarak sayılmış, anılan maddenin ikinci fıkrasında da suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Süresi içerisinde iade edilmeyen iddianamedeki eksiklikler artık kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından giderilecektir. Bu düzenlemelerden Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu anlaşılmaktadır. CMK'nın 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.

Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Mahkeme iddianamedeki fiil ve faili ile bağlı ise de, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir.

CMK'nun 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuki niteliğinde değişiklik olmasını "yargılamanın sınırlılığı" ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkân sağlamıştır. Yine suç vasfının değişmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekirse bu husus yargılama aşamasında mahkemesince yerine getirilebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamesinde belirtildiği üzere, şüphelinin eylemi Cumhuriyet savcısı tarafından, eline aldığı pantolon kemerini şikayetçinin üzerine atarak "bak seni boğar öldürüm, istesem seni çok kolay öldürürüm" şeklinde sözler söylemek biçiminde kabul edilmiş, fiilin, olayda kullanılan kemer sebebiyle uzlaştırma kapsamında kalmadığı belirtilmiş, eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğu değerlendirilerek sanığın TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.

Yargılama sırasında eylemin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu kanaatine varılırsa uzlaştırma işlemleri mahkeme tarafından CMK'nın 254. maddesi uyarınca yerine getirilebilecektir.

Açıklanan nedenlerle, silahla tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/10/2018 tarihli ve 2018/15710 soruşturma, 2018/5231 esas, 2018/3651 sayılı iddianamenin "...şüphelinin eyleminin TCK 106/1 maddesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturabileceği, bu suçun ise CMK 253 maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olduğu, olayda silahlı tehdit suçunun unsurlarının bulunmadığı,

bu yönüyle uzlaşmaya tabi olan bir suç nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın şüpheli hakkında iddianame düzenlendiği..." biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle iadesine dair Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/764 iddianame değerlendirme sayılı kararında ve bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine ilişkin mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/431 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/8554, K. 2019/3062, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2018/8554
Karar No
2019/3062
Tarih
27 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/8555 K.2019/2693
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2018/8555 K.2019/3009
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/8555 K.2019/4097
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/8555 K.2019/2218
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/8556 K.2019/4586
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/8556 K.2019/1647

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.