KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/965 E., 2019/3500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Katılanlar vekilinin 02/06/2014 tarihli, vekalet ücretine hükmedilmesi talebini içerir dilekçesinin temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek,
Hükme ilişkin bu eksikliğin temyizi kabil bir husus olması nedeniyle, mahkemece katılan yararına vekalet ücreti tayinine ilişkin verilen 02/06/2015 tarihli ek karar hukuken geçersiz ise de;
Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında; kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına, CMK'nın 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi,
2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de;
a-Sanığın, katılanları ''bu iş bir şekilde bitecek ya hukuk yoluyla ya da mafya ile'' şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin TCK’nın 106/1-2. cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanunun 106/1-1. cümlesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Hükümde uygulanan Kanun maddesinin TCK'nın 106/1-1.c yerine, sehven 106/1-2.cümle olarak gösterilmesi,
c-Sanık ile katılanlar arasında miras meselesi nedeniyle husumet bulunduğunun anlaşılması karşısında olayın çıkış sebebi üzerinde ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d-Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan belirlendiği ifade edilmesine karşın, erteleme nedeniyle TCK'nın 51/3. maddesi gereğince, denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olan üst hadden uygulanması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/965, K. 2019/3500, 5 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama