KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2019/2395 E., 2019/16469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafileri, katılan vekili
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Bozmaya uyularak, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan vekilinin, sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm ile ilgili olarak sadece vekalet ücretine yönelik temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir.
Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, CMK’nın 231. maddesinin 10 ve 11. fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Yasanın 223. maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır.
CMK’nın 325. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekalet ücretini de kapsayan yargılama giderlerinin sanığa yükleneceğine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır.
Somut olayda; 27/12/2018 tarihinde açıklanan hükümde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre; 18/09/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararla verilen maktu vekalet ücreti mahsup edilerek (2.180 TL – 500=1680 TL) ek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan hükümde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine sanık aleyhine mahsup yapılarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı; sanık ... müdafileri ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/2395, K. 2019/16469, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama