İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3497 K.2019/14122

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 8.425,00 ve 5.625,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin…

Esas2019/3497Karar2019/14122Tarih19 Eylül 2019Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2019/3497 E., 2019/14122 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 8.425,00 ve 5.625,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2015 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı kararının infazını müteakip,

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli ve 2018/738 değişik iş sayılı kararının,

Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18/04/2019 gün ve 94660652-105-34-3344-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2019 gün ve 2019/43324 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 08/03/2018 tarihli ve 2018/1162 esas, 2018/4745 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumunun fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdiren maddî hukuka da ilişkin olduğundan kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlere uygulanabileceği, yerine getirilen hükümler yönünden ise, sanığın hukukî yararının bulunması koşuluyla uygulanacağı nazara alındığında;

dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı tehdit suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamında olduğu ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2015 tarihli kararının İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/03/2010 tarihli ve 2008/114 esas,

2010/221 sayılı kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına esas alınacağı, dolayısıyla sanığın hukukî yararı bulunduğundan anılan karar infaz edilmiş olsa dahi 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işleminin yerine getirilmesi için dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 8.425,00 ve 5.625,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2015 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı kararının infazını müteakip,

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli ve 2018/738 değişik iş sayılı kararının;

benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 08/03/2018 tarihli ve 2018/1162 esas, 2018/4745 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumunun fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdiren maddî hukuka da ilişkin olduğundan kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlere uygulanabileceği, yerine getirilen hükümler yönünden ise, sanığın hukukî yararının bulunması koşuluyla uygulanacağı nazara alındığında;

dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı tehdit suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamında olduğu ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2015 tarihli kararının İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/03/2010 tarihli ve 2008/114 esas,

2010/221 sayılı kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına esas alınacağı, dolayısıyla sanığın hukukî yararı bulunduğundan anılan karar infaz edilmiş olsa dahi 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işleminin yerine getirilmesi için dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 125/1, 43/1, 62, 52. maddeleri uyarınca hükmolunan 8.425 ve 5.625 Türk lirası adli para cezalarının yerine getirilmesi karşısında, hükümlerin infazından sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendi gereğince,

anılan suçların uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve buna bağlı olarak itirazın reddine dair mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2018/738 değişik iş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren

kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."şeklinde düzenleme karşısında, kesinleşen hükümlerde de uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/12/2016 tarihli, 2014/13-194 esas ve 2016/466 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp,

infaz olunacağına''na dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca,

bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir. Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile "ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz"şeklindeki düzenlemede bir değişiklik yapılmamıştır.

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanığa yükletilen TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığında şüphe bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı ilamında; "5728 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin istikrar kazanmış kararları ile kurumun karma niteliği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kesinleşmiş infaz edilmekte olan ve hukuki yararı bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceği" belirtilmiştir.

CMK'nın 254. maddesi "(Değişik: 6/12/2006-5560/25 md.) (1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.

Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.""(Değişik: 6/12/2006-5560/25 md.) (1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.

(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindedir.

İncelenen dosyada;

Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2015 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı hükümleriyle sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 8.425,00 ve 5.625,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, adli sicil kaydında görünen kapatılan Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.03.2010 tarihli ve 2008/114 esas-2010/221 karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verildiği,

hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hükmolunan adli para cezalarının 16.06.2016 tarihinde yerine getirildiği, anılan suçlar yönünden 6763 sayılı yasa uyarınca gereğinin takdir ve ifasının istenildiği, İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı ek kararıyla talebin reddedildiği, bu karara yönelik sanık müdafiinin itirazının ise mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2018/738 değişik iş sayılı ve kesin olarak verilen kararıyla reddedildiği,

Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde; kapatılan Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.03.2010 tarihli ve 2008/114 esas-2010/221 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair bir adet kaydın yer aldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-1. cümlesi maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı ancak, yeni düzenleme nedeniyle hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmıştır. Yine, dosya içeriğine göre somut olayda, söz konusu suçların birlikte işlendiği hususundaki Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

İncelemeye konu dosyada çözülmesi gereken esaslı sorun, sanığa yükletilen ve uzlaştırma kapsamında bulunan suçlara ilişkin cezaların infaz edilmesi durumunda, uzlaştırma yapılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Ayrıntıları yukarıda hukuksal değerlendirme kısmında açıklandığı üzere; uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.

Denetim süresi içerisinde işlenen incelemeye konu hakaret ve tehdit suçları nedeniyle, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi için Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.

Sanığın denetim süresinde işlediği ve kesinleştiği belirlenen bu suçlar nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması gerekmektedir ancak; sanığın denetim süresinde işlediği bu suçlar yönünden Mahkemece uzlaştırma uygulanıp, uzlaşma gerçekleştiği takdirde, CMK'nın 254/2. maddesi gereğince, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde ise, sanık hakkında, CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecektir.

Her iki durumda da, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden, açıklanma nedeni olan "sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden" bahsedilemeyeceği için hükmün açıklanması da mümkün olmayacaktır. Bu durumda anılan suçlar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasında sanığın hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarihli ve 2014/186 esas, 2015/908 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü gerekirken, reddine dair mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2018/738 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.

IV-Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2018/738 değişik iş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci Mahkemesince yerine getirilmesine, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/3497, K. 2019/14122, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3497
Karar No
2019/14122
Tarih
19 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3497 K.2019/6761
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/3498 K.2019/8821
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/3498 K.2019/12350
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/3498 K.2019/14119
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3499 K.2019/13887
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/3499 K.2019/12387

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.