İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/4512 K.2019/19610

Birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c, 125/1, 125/4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 18 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi…

Esas2019/4512Karar2019/19610Tarih12 Aralık 2019Okuma7 dk · 1.495 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2019/4512 E., 2019/19610 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.495 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c, 125/1, 125/4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 18 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine ve sanığın 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair, Abana (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2008 tarihli ve 2006/4 esas, 2008/26 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24/05/2019 gün ve 94660652-105-37-7307-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2019 gün ve 2019/59843 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının maddî hukuk açısından sanığın aleyhine herhangi bir neticesinin bulunmadığı, 5 yıllık deneme süresi sonunda kasıtlı suç işlenilmemesi durumunda mahkûmiyet hükmünün tüm neticeleri ile birlikte ortadan kalkacağı, buna karşın birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından erteli cezanın hükümlünün adli sicil kaydından çıkartılsa dahi arşiv kaydına alınacağı, arşiv kaydının ise 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12/1-b maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması halinde 15 yıl, bu koşul aramaksızın 30 yıl geçmesi ile tamamen silineceği,

bu durumunda sanığın bir kısım hakların kullanılamaması sonucunu doğuracağı, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/10/2009 tarihli ve 2009/10189 esas 2009/12070 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,

somut olayda birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçları nedeniyle oluşmuş maddî bir zarar bulunmaması ve sanığın sabıkası olmaması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının subjektif koşullarının gerçekleştiği, ayrıca sanık hakkında erteleme kararı verilirken “yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığı” şeklinde gerekçeye yer verildiği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında öncelikle daha lehe olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekirken,

hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılmadan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun erteleme kurumuna göre sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c, 125/1, 125/4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 18 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine ve sanığın 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair, Abana (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2008 tarihli ve 2006/4 esas, 2008/26 sayılı kararının, Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının maddî hukuk açısından sanığın aleyhine herhangi bir neticesinin bulunmadığı,

5 yıllık deneme süresi sonunda kasıtlı suç işlenilmemesi durumunda mahkûmiyet hükmünün tüm neticeleri ile birlikte ortadan kalkacağı, buna karşın birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından erteli cezanın hükümlünün adli sicil kaydından çıkartılsa dahi arşiv kaydına alınacağı, arşiv kaydının ise 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12/1-b maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması halinde 15 yıl, bu koşul aramaksızın 30 yıl geçmesi ile tamamen silineceği, bu durumunda sanığın bir kısım hakların kullanılamaması sonucunu doğuracağı,

benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/10/2009 tarihli ve 2009/10189 esas 2009/12070 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,

somut olayda birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçları nedeniyle oluşmuş maddî bir zarar bulunmaması ve sanığın sabıkası olmaması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının subjektif koşullarının gerçekleştiği, ayrıca sanık hakkında erteleme kararı verilirken “yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığı” şeklinde gerekçeye yer verildiği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında öncelikle daha lehe olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekirken,

hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılmadan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun erteleme kurumuna göre sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışılmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır.

Başlangıçta yalnızca yetişkin sanıklar yönünden ve şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan, bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikle, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, maddenin altıncı fıkrasına,

25/07/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesiyle "sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." cümlesi eklenmiş, yine maddenin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" cümlesi eklenmiştir.

5560, 5728, 5739, 6008 ve 6545 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;

1) Suça ilişkin olarak;

a-Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,

b-Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,

2)Sanığa ilişkin olarak;

a-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

c-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,

d-Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması,

e-Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmemiş olması,

Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Tüm bu şartların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve onsekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir sujesinin talepte bulunması şart değildir. Maddede öngörülen şartların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda re'sen değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime imkan verecek biçimde kararda gösterilmelidir.

İncelenen dosyada; sanık ... hakkında, 06.08.2005 tarihli tehdit ve hakaret eylemleri nedeniyle, TCK'nın 106/2-c, 125/1-4. maddeleri uyarınca yargılanıp cezalandırılması talebiyle 23.01.2006 tarihinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın, Abana (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2008 tarihli ve 2006/4 esas, 2008/26 sayılı kararıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c, 125/1, 125/4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 18 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği,

verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, suç tarihi itibariyle geçmiş hükümlülüğünün bulunmadığı, kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun ise tartışılmadığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma şartlarından birisi, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum edilmemiş olmasıdır. Sanık ...'ın adli sicil kaydında, suç tarihi itibariyle geçmiş hükümlülüğünün bulunmadığı görülmektedir.

Yine, sanığın işlediği kabul edilen tehdit ve hakaret suçları nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut maddi bir zarar bulunmamakta, manevi zarar ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır.

Sanığın işlediği kabul edilen suçların, niteliği ve hükmolunan cezaların süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında bulunması, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak hakkında takdiri indirim uygulanması, yine sabıkasız oluşu ve bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaate varılarak hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesi karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra,

hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususun tartışmasız bırakılması yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan bozma nedeni yerinde görüldüğünden, Abana (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/07/2008 tarihli ve 2006/4 esas, 2008/26 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-b maddesi gereğince, mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/4512, K. 2019/19610, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2019/4512
Karar No
2019/19610
Tarih
12 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4513 K.2019/6624
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/4513 K.2019/8525
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/4514 K.2019/7426
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/4514 K.2019/11908
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/4515 K.2019/9965
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/4515 K.2019/11410

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.