İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/6219 K.2019/16658

Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl…

Esas2019/6219Karar2019/16658Tarih24 Ekim 2019Okuma7 dk · 1.457 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2019/6219 E., 2019/16658 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.457 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair...2.

Sulh Ceza Mahkemesi'nin (Kapatılan) 22/06/2010 tarihli ve .... sayılı kararının itiraz edilmeden 01/09/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 10/05/2015 tarihinde kasıtlı suçlar işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin,...7.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2016 tarihli ve.... sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 05/07/2019 gün ve 94660652-105-25-5116-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2019 gün ve 2019/75756 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre,...Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2009 tarihli ve 2009/11067 soruşturma, 2009/6272 esas, 2009/2160 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e ve 106/1. maddeleri gereğince kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı,...7.

Asliye Ceza Mahkemesince sanığın eylemleri sabit görülerek her iki suçtan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına konu 'seni öldürürüm' söyleminin iddianame anlatımından anlaşılacağı üzere ...'a yönelik olduğu, bu şahsın iddianamede müşteki sıfatıyla taraf olarak gösterilmediği ve kovuşturma aşamasında 22/06/2010 tarihli duruşmada tanık olarak dinlendiği, iddianamede belirtilen diğer müşteki sanık olan ...'a yönelik atılı tehdit suçunu içerir fiil atfedilmediği,

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen tehdit suçu yönünden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay: Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair...2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin (Kapatılan) 22/06/2010 tarihli ve 2009/1155 esas, 2010/642 sayılı kararının itiraz edilmeden 01/09/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 10/05/2015 tarihinde kasıtlı suçlar işlediğinin ihbar

edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin,...7.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2016 tarihli ve 2016/171 esas, 2016/206 sayılı kararının,...Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2009 tarihli ve 2009/11067 soruşturma, 2009/6272 esas, 2009/2160 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e ve 106/1. maddeleri gereğince kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı,...7.

Asliye Ceza Mahkemesince sanığın eylemleri sabit görülerek her iki suçtan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına konu 'seni öldürürüm' söyleminin iddianame anlatımından anlaşılacağı üzere ...'a yönelik olduğu, bu şahsın iddianamede müşteki sıfatıyla taraf olarak gösterilmediği ve kovuşturma aşamasında 22/06/2010 tarihli duruşmada tanık olarak dinlendiği, iddianamede belirtilen diğer müşteki sanık olan ...'a yönelik atılı tehdit suçunu içerir fiil atfedilmediği,

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen tehdit suçu yönünden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Tehdit suçundan sanık ... hakkında hüküm kurulurken, CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılıp davranılmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 1.fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği belirtilmiştir.

Y.C.G.K.'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır.

Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde başkaca yeni hukuka aykırılıkların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

İncelenen dosyada; sanık ... hakkında eşi ...'a yönelik 17/08/2009 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan tehdit ve ...'a yönelik aynı tarihte gerçekleştirdiği iddia olunan silahla yaralama eylemleri nedeniyle, TCK'nın 106/1-1, 86/2-3.e maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle, 25/11/2009 tarihinde kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde,...2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin (Kapatılan) 22/06/2010 tarihli ve 2009/1155 esas, 2010/642 sayılı kararıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1, 86/2-3.e ve 62/1. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi

belirlenmesine karar verildiği, anılan kararın, sanığın yüzünde verildiği ve itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren başlayacağının belirtildiği, kararın adı geçen sanığa tebliğ de edilmediği, bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 01/09/2010 tarihinde kesinleştirildiği, her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesinde farklı Mahkeme'nin bildiriminden bahsedilse de, tensip zaptından da anlaşılacağı üzere, sanığın 10/05/2015 tarihinde işlediği tehdit ve hakaret suçları nedeniyle,...6.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.12.2015 tarihli, 2015/418 esas, 2015/686 karar sayılı ilamıyla, TCK'nın 106/1-1, 125/3-c ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay ve 1 yıl 2 ay hapis cezalarına mahkum edildiğinin bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda,...7.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2016 tarihli ve 2016/171 esas, 2016/206 sayılı kararıyla sanığın, TCK'nın 106/1-1.cümle, 86/2-3.e ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, tehdit suçundan kurulan ve kesinleşen hükmün ise kanun yararına bozma talebine konu edildiği anlaşılmıştır.

CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvurunun yapılacağı merci, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir tereddüte yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılık aynı kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacaktır.

Bu bildirimlerdeki temel amaç sujelerin başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması, bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya hatalı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.

CMK'nın 264. maddesinde ise, kabul edilebilir bir kanun yolu başvurusunda kanun yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu hâlde başvurunun yapıldığı merci tarafından, başvurunun derhâl görevli ve yetkili mercie gönderilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin onbirinci fıkrasının ilk cümlesinde; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Buna göre, " denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması" koşulu ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmesi halinde gerçekleşebilecek, eğer anılan karar usulünce kesinleşmemişse denetim süresinin başladığından da söz edilemeyecektir.

Bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

...

2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin (Kapatılan) 22/06/2010 tarihli ve 2009/1155 esas, 2010/642 sayılı hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık ...'un yüzüne karşı tefhim edildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren başlayacağının belirtildiği ve gerekçeli kararın adı geçen sanığa tebliğ de edilmediği anlaşılmış olup, sanığın TCK'nın 106/1-1.cümle, 86/2-3.e ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bu nedenle usulüne uygun olarak kesinleştiğinden ve denetim süresinin de başladığından bahsedilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden

bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bıkarılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 29.03.2016 tarihli ve 2016/171 esas, 2016/206 sayılı hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının alındığı 25.03.2010 tarihi olduğu ve bu tarihe göre, tehdit ve yaralama suçlarından açılan kamu davasına ilişkin, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, inceleme tarihine kadar gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından, belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir.

Kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılması, yapılan açıklamalar ışığında olanaklı bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2-Hükümlerde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 24/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/6219, K. 2019/16658, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2019/6219
Karar No
2019/16658
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/6220 K.2019/12788
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/6220 K.2019/14176
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/6220 K.2019/16657
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/6221 K.2019/11983
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/6221 K.2019/17206
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/6222 K.2019/18542

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.