KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2019/8558 E., 2020/7338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2020
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/02/2019 tarihli ve 2018/702 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/07/2019 tarihli ve 2019/571 değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 25/11/2019 gün ve 94660652-105-13-16080-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2019 gün ve 2019/118148 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Olay yerinde bulunan ve gerek kolluk amirliğinde gerekse Cumhuriyet Başsavcılığında beyanları alınan tanıklardan ...'ın; " ...'ya 'senin ... K..m' sinkaflı cümleyi kullandı, tehdit içeren sözler de söyledi ancak ne söylediğini hatırlamıyorum.
Hatırladığım kadarıyla ...'a 'sen bittin' gibi de sözler söyledi"; yine tanık ...'ın; " ..o esnada ..., ...'un annesine ve ailesine 'ananı avradını s..ii..m' şeklinde sinkaflı sözlerle küfür etti"; tanık İbrahim...'ın; " ... isimli şahıs ... ...'nın arkasından 'şikayetinden vazgeçmezse onu ...'ta bir saat, bir dakika bile yaşatmam' dedi"; tanık ... ;" polis memurunun ...'nın gıyabında beni şikayet ederse onu ...'ta bir dakika bile yaşatmam' dediğini duydum" ve Tanık 'nın da;
" sağlık personeli ...'ya gıyabında ' şikayetini geri almazsa onu ...'ta yaşatmam' dediğini duydum" şeklinde beyanlarda bulundukları anlaşılmakla, şüphelinin, müştekiye yönelik olarak hakaret ve müştekinin şikayetini geri alması konusunda kendisine iletilmesi kastıyla gıyapta tehdit suçlarını işlediğine dair birden fazla tanık beyanı bulunması karşısında delil yetersizliğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla şüphelinin üzerine atılı bulunan suçları işleyip işlemediği konusundaki delillerin Mahkemesince değerlendirmesi gerektiği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/8558, K. 2020/7338, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama