KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2020/18165 E., 2020/21791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- İnsan ticareti
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz talebi, katılma isteği niteliğinde kabul edilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne, cezanın süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, yapılan incelemede;
1- Farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda olduğu anlaşılan sanık ...’ın duruşmadan bağışık tutulma talebinde bulunmaması karşısında, hükmün verildiği son oturumda SEGBİS yoluyla duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmek suretiyle CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanıklar hakkındaki Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10/02/2012 tarihli ilk kararda, hakkındaki beraat kararı kesinleşen sanık ...’nin kimlik bilgilerini kullanan eylemin faillerinden... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olması karşısında, Kadri Bilici hakkındaki soruşturmanın akıbetinin araştırılması, bu kişi hakkında dava açılmışsa dosyaların birleştirilmesi, karar verilip, kesinleşmişse dosyanın getirtilip incelenmesi ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi,
3- Sanıkların, mağdura cebir kullanmak ve tehdit etmek suretiyle fuhuş yaptırdıklarının iddia edildiği olayda, insan ticareti ve fuhuş suçlarının birbirinden bağımsız olması nedeniyle, TCK'nın 44. maddesinde belirtildiği biçimde fikri içtimadan söz edilemeyeceği, sanıkların insan ticareti suçu dışında eylemlerinin sübut bulması halinde ayrıca “fuhuş” suçundan da cezalandırılabileceği, kaldı ki sanıklar hakkında ayrıca fuhuş suçundan açılan bir dava bulunduğu halde mahkemece yerinde olmayan bir değerlendirmeyle eylemlerin bütün halinde insan ticareti suçunu oluşturacağı kabul edilerek sadece insan ticareti suçundan hüküm kurulduğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/18165, K. 2020/21791, 25 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama