KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2020/25020 E., 2021/15174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) İcra esnasında düzenlenen haciz tutanağında haciz mahallinden ayrılınacağı sırada şirket yetkilisi olan sanığın geldiği ve alacaklı vekili olan katılanı tehdit ettiği şeklinde belirtilmesi, tanık olarak dinlenilen icra memurunun soruşturma aşamasındaki beyanında haciz işlemleri tamamlandığında sanığın olay yerine geldiği ve alacaklı vekili olan katılanı tehdit ettiği şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanığın tehdit içeren sözlerini, icra işlemleri tamamlandıktan sonra söylediği anlaşıldığından, eyleminin TCK'nın 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Bir nolu bozma nedenine uyulması halinde, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1-b-3. madde hükmü uyarınca, TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3) Bir nolu bozma nedenine uyulduğu ancak uzlaştırmanın sağlanamaması halinde ise,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4- Kabule görede,
a) Sanığın yargılama esnasındaki savunmasında, katılandan stajer avukat olarak bahsetmesi nedeniyle, stajyer avukat katılana karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia edilen olay kapsamında, katılanın, stajyer avukat olup olmadığının araştırılması, stajyer avukat ise yanında staj yaptığı avukatın yazılı onayı olmak koşuluyla 1136 sayılı Kanunun 26. maddesinde sayılan işleri yaparken kamu görevlisi sayılacağı göz önüne alınarak, katılanın sözü edilen şartları taşıyıp taşımadığı ilgili Baro kayıtlarından araştırılmadan, eksik kovuşturma sonucu, TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın haciz sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için direnme eyleminin TCK'nın 6/1-d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK'nın 265/2. maddesine göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/25020, K. 2021/15174, 24 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama