İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/25964 K.2021/1503

Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2.cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar…

Esas2020/25964Karar2021/1503Tarih20 Ocak 2021Okuma6 dk · 1.126 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2020/25964 E., 2021/1503 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.126 kelime·6 dk okuma

Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2.cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresi geçmeden suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli ve 2018/1053 esas, 2019/936 sayılı kararını müteakip,

önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu davanın uyarlama yargılaması sonucu düşürülmesine karar verildiğinden bahisle bu defa yargılamanın yenilenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yönelik talebin reddine ilişkin İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2020 tarihli ve 2018/1053 esas, 2019/936 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2020 tarihli ve 2020/227 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında; "Kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca;

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılması,

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğianlaşılması,

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş olması,

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılması

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması,

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, hallerinde mümkün bulunduğu,

Dosya kapsamına göre, tehdit suçundan sanığın mahkumiyetine dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli kesin kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına gerekçe olarak gösterilen Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2016 tarihli ve 2015/425 esas, 2016/129 sayılı kararının 25/03/2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, anılan kararın infazı sırasında,

02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki hakaret ve tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek, her iki suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği düşürülmesine karar verildiği,

bu suretle sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceğinden bahisle Mayıs 2017 tarihinde işlenen suç yönünden verilen İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin sanık hakkında uygulanması istemiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de;

sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yapılan hususun hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni bir olay ve delil mahiyetinde bulunması ile meydana gelen yeni durumun sanığın lehine olması karşısında, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “Kanun Yararına Bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14/11/1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

Ceza Genel Kurulu'nun 25/10/1993 gün ve 260/281 sayılı kararında ise, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında, katılana karşı tehdit suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli ve 2018/1053 esas, 2019/936 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, karar tarihi itibariyle sanığın sabıka kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kayıt bulunması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra ise, sanığın sabıka kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu davanın uzlaşma nedeniyle uyarlama yargılaması sonucu düşürülmesine karar verildiği, sanık müdafiinin bu nedenle yargılamanın yenilenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yönelik talepte bulunduğu, bu talebin İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2020 tarihli ve 2018/1053 esas, 2019/936 sayılı ek kararı ile reddedildiği,

anılan bu karara karşı yapılan itirazın ise İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2020 tarihli ve 2020/227 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, 5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi uyarınca, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesinin "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması" halinde mümkün olduğu, sanık hakkında sabıka kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, uzlaşma nedeniyle düşmesinin yeni delil niteliğinde kabul edilemeyeceği,

Kanun yararına bozma kurumunun ise, kesinleşmiş hükümlere karşı istisnai durumlarda başvurulabilen kanun yolu olması, temyiz incelemesi sırasında bozma nedeni yapılabilen her türlü nedenin bu yolla denetlenememesi ve mahkemelerin delil takdiri yaparak suçun oluştuğuna dair kanaatlerini ortaya koydukları kararlarında, açık bir hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, bu hususların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden bozma isteminin, CMK'nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 20/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/25964, K. 2021/1503, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/25964
Karar No
2021/1503
Tarih
20 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/25966 K.2021/1526
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/25972 K.2021/1527
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/26063 K.2021/547
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/26078 K.2021/1042
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/26086 K.2021/494
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/26091 K.2021/1049

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.