KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2020/33750 E., 2023/15561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ... ile ...'ın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediklerine dair cezalandırılmalarını gerektirecek nitelikte yeterli delil bulunmasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve Kanun'a aykırı olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Birbirleriyle komşu olan taraflar hakkında dedikodu meselesi nedeniyle çıkan tartışmada ...'nın "S...rol git, bu senin yanına kalmayacak" şeklinde sözlerle ...'e hakaret ve tehditte bulunduğu, buna karşılık ...'in de ...'ya "O...u, sana ben yapacağımı bilirim." şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğu iddia edilmiş, ancak Yerel Mahkemece, tarafların soyut anlatımı dışında üzerlerine atılı suçların işlendiğini gösteren delil bulunmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Soruşturma evresindeki anlatımından olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık ... usulünce duruşmaya çağrılarak dinlenilmeden veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar verilmeden ve soruşturma evresinde verdiği ifadesi de duruşmada okunmadan karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 43, 206 ve 211 inci maddelerine aykırı davranılması, Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/33750, K. 2023/15561, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama