KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/11485 E., 2023/19087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında kalmayıp suç teşkil ettğine, mahkeme kararının usul ve Yasa'ya aykırı olduğuna vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
... Gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olan sanığın, gazetenin 13.01.2014 tarihli nüshasında "Başbakan'ı Suçla Serbest Bırakalım." başlıklı haberi yayımlayarak katılanın yürüttüğü soruşturma evrakını kastederek kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Aşağıda belirtilen gerekçe çerçevesinde Tebliğnamede'ki onama düşüncesine iştirak olunmamıştır. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.09.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/11485, K. 2023/19087, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama