KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/11763 E., 2023/20246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi içeriğinden, sanık ... hakkında katılan H. T.'ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan 5 ay hapis cezasına dair mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminde bulunulmadığı belirlenmekle anılan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık ... hakkında katılanlar M. A. B., Ş. Ç. ve H. T.'ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine,
2. Sanık ... hakkında katılanlar M. A. B., Ş. Ç. ve H. T.'ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca katılan sayısınca ayrı ayrı beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, Sanık ... hakkında, her üç katılana yönelik ayrı ayrı eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevi yaptırmamak için direnme suçundan 3 kez ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinde ve diğer sanık ... hakkında ise eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı her 3 katılana yönelik eylemlerinden ötürü 3 kez ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında usul ve Yasa'ya aykırılık görüldüğünden kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanık ... ile dava dışı V. K. isimli kişi arasında çıkan kavga ile ilgili gelen ihbara istinaden olay yerine giden M. A. B., Ş. Ç. ve H.
T. isimli polis memuru katılanların olaya müdahale ettikleri, olay sebebiyle ifade vermeleri gerektiği için sanıkların polis merkezine çağrıldıkları, sanık ...'ün ekip otosuna geçmesi istendiğinde ''Burası ..., burası benim mekanım, burada beni kimse karakola götüremez, hepinizle görüşeceğiz, siz kim oluyorsunuz.'' şeklinde sözlerle katılanları tehdit ettiği, katılan H.
T.'nin yakasından tutarak cebir sergilediği ve üniformasının yırtılmasına sebebiyet verdiği, o esnada arkadaşının götürülmeye çalışıldığını gören diğer sanık ...'un da katılanlara vurmaya çalışarak görevlerini yapmalarına engel olduğu iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanık ...'ün her üç katılana yönelik tehdit suretiyle zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabulüyle mahkumiyetine ve sanık ...'ün her üç katılana yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.04.2013 tarihli sorgu olduğu, sanık ... yönünden de aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihlerden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/11763, K. 2023/20246, 3 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama