KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13042 E., 2023/21973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/853 E., 2015/929 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,
1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılması gerekirken haksız tahrik değerlendirilmesinin yanlış yapılarak karar verildiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aynı apartmanda oturup aralarında eskiye dayalı anlaşmazlık olan taraflardan sanığın, katılanların aracına dokunması ve bu durumun katılanlarca görülüp araca zarar verildiği düşüncesiyle polise ihbar edilmesi, polisler olay yerine geldikten sonra da taraflar arasında yaşanan tartışmada sanığın, katılanlara yönelik sarf ettiği "Şerefsizler, si...rin gidin." biçimindeki sözleriyle hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanığın eylemini katılanların kendisine karşı önyargılı tavır takınmaları, komşuların birbirine ileri boyutta olmayan davranışlarına tahammül etmeleri gerekirken polis çağırmaları,
apartmandaki her olumsuzluğun kaynağı olarak sanıktan şüphelenmeleri ve nihayetinde sanığın üniformalı polislerle aleni ortamda muhatap bırakılmasının olayı bilmeyen sakinlerce farklı yorumlanabileceği, böylece sanığın rencide edilerek, sürekli üzerine gelindiği ve kışkırtıldığı, sanığın da maruz kaldığı ağır tahrik altında tepki olarak eylemini gerçekleştirdiği kanaatine vararak 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Aralarında önceye dayalı anlaşmazlık olan sanığın, araçlarına zarar verdiği inancı ile olay yerine polis çağırmaktan ibaret katılanların eylemlerinde, katılanların yasal yollara müracaat edip, yasal haklarını kullandıklarının anlaşılması karşısında haksız bir fiil oluşturmayan bu eylemlerinin yanlış değerlendirilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.Kabule göre de
Kendileri tarafından olay yerine çağrılan polislerin gelmesinden sonra yaşanan tartışmada sanığın hakaret ettiğinin katılanlarca iddia edilmesi, sanığın hakaret suçlamasını inkar etmesi, ihbar üzerine olaya müdahale eden polis memuru C. Ö.'nün de taraflar arasında yaşanan tartışmada sanığın, hakaret ettiğini duymadığını belirtmesi karşısında, polis memuru C. Ö.'nün mahkemede dinlenip beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13042, K. 2023/21973, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama