KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13197 E., 2023/20939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/378 E., 2015/501 K.
- Suç
- Hakaret
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/378 Esas, 2015/501 Karar sayılı kararıyla sanığın, hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, tanık E.D.'nin olay yerinde bulunmadığına ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, eksik inceleme yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, tüm tanık beyanları gözetildiğinde tarafların karşılıklı hakaret ettiklerinin sabit olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında iş yerinde çıkan tartışmada sanığın, katılanlara ayrı ayrı "Şerefsiz" diyerek hakaret ettiğinden bahisle açılan davaya ilişkin Mahkemece, sanığın cezalandırılmasına yeter, kesin, şüpheden uzak bir delil bulunmadığı ve atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sorgu tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13197, K. 2023/20939, 13 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama