KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/15989 E., 2023/23102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/379 E., 2016/109 K.
- Suçlar
- Hakaret, kötü muamele
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Hakaret suçunun mağduru veya suçtan zarar göreni olmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret ve kötü muamele suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı bir şekilde verilen kararın, sair hususlarıda gözetilerek bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
İşlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmayan şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle Mahkemece verilen katılma kararının bu suç yönünden hukuki değerden yoksun olduğu, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Kötü Muamele Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 232 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşabilmesi için yaralama, tehdit ve hakaret gibi Kanun'un başka maddelerinde açıkça suç olarak düzenlenmiş eylemler dışında kalan ve failin aynı konutta birlikte yaşadığı kişilere karşı gerçekleştirdiği, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma vb. eylemlerde bulunulması gerektiği hususu dikkate alındığında, sanığın savunmasında atılı suçlamayı inkar etmesi,
tanık olarak dinlenen sanığın kardeşlerinin sanık savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulunmaları, tanık olarak dinlenen sanığın sonradan boşandığı ikinci eşi ile mağdur çocuklarında ifadelerinde, yukarıdaki açıklama kapsamında kötü muamele suçunu oluşturabilecek sanığın bir eyleminden söz etmemeleri karşısında, kötü muamele suçunun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delilin bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kötü Muamele Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/15989, K. 2023/23102, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama