KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/16421 E., 2023/21980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/671 E., 2016/33 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2012 tarihli, 2011/295 Esas, 2012/996 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve Yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz dışı sanık Y. Y.'nin babasına ait evde yangın çıkardığını öğrenen sanık ... ile kardeşlerinin olay yerine geldikleri, Y. Y.'nin aynı binadaki evinin kapısını kırıp bazı eşyalarını dışarı atarak zarar verdikleri; polis memuru katılanların olaya müdahale edip engel olmak istemeleri üzerine de sanığın kardeşleri ile beraber katılanlara hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak görevlerini yapmalarına engel oldukları, iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Katılanların istikrarlı beyanlarda bulunması, olay tutanağı, tanıkların beyanları ile adli muayene raporlarının katılanların beyanlarını desteklemesi, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların eleştirilen husus dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/16421, K. 2023/21980, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama