KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/17801 E., 2023/26366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/458 E., 2016/350 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; katılan ve katılanın gösterdiği tanıkların çelişkili beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, sanığın suç tarihinde zeytinlikte çalıştığına dair tanık beyanlarına neden itibar edilmediğinin tartışılmadığına, hapis cezası tercih edilmesinin ağır ve gerekçesiz olduğuna, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığın aralarında anlaşmazlık bulunan katılana "Biz harçları ödemek zorunda kaldık, sen hırsızsın." diyerek hakarette bulunması eyleminin, katılanın beyanı ve tanık anlatımları karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanın beyanı ve tanık anlatımları karşısında sanığın atılı suçu işlediği hususunda mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuku aykırılık bulunmayıp sanık müdafiinin bozma sebepleri dışındaki temyiz isteği ile başkaca nedenler yerinde görülmemiş ve suçun aleni olarak işlenmesi nedeniyle tebliğnamedeki basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1. Suçun aleni olan çay bahçesinde işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinde yer alan suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur ilkesi de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçunda seçimlik cezalardan temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
3. Kısa kararda sanık hakkında ceza ertelenip denetim süresi belirlenmemesine karşın gerekçede denetim süresinin belirlenmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
4. Gerekçeli kararda suç tarihinin 05.05.2015 olmasına karşın 2015 yazılması,
Nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/17801, K. 2023/26366, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama