İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/19040 K.2024/1307

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/19040Karar2024/1307Tarih7 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.318 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2021/19040 E., 2024/1307 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/946 E., 2016/146 K.
Suç
Görevi yaptırmamak için direnme
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Ret, düzeltilelerek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.318 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,

Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık ...'ın yüzüne karşı verilen hükümde başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan sanığa, yokluğunda verilen karara karşı temyiz dilekçesini cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanıkların temyiz isteklerinin,

1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince süresinde olduğu kabul edilmekle ve aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca sebeplerin bulunmadığı belirlenerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ile üçüncü fıkraları. 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ikinci kez olmak üzere sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık ...'ın temyiz isteğinin, daha önce yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığına, eski hale getirme talebi ile temyizinin kabulü ve usul ve yasaya aykırı kararın resen tespit edilecek sebeplerle bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür. 2. Sanık ...'ın temyiz isteğinin, suçlamaları kabul etmediğine, mağdur olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Anons üzerine yunus timinde görevli katılanların kaçan iki şüpheli şahsı takip ederek yıkık vaziyetteki gecekondunun önüne geldiklerinde sanık ...'ın katılan ... Ç.'yi ittirip, görevini yapmasına engel olmaya çalıştığı, bu esnada olay yerine diğer sanık ...'ın geldiği, sanıkların birlikte katılan ... Ç.'yi ittirdikleri, takviye ekip istenmesi üzerine diğer katılanların da geldiği, sanıkların işlem yapılmasını engellemek için memurları ittirdikleri, hakkında aynı suçtan mahkûmiyet kararı verilen sanık G.U.'nun pitbull cinsi köpeğin zincirini çözüp “Tut” talimatı verdiği, yine aynı köpeğe sanık ...'ın da "Tut" şeklinde talimat verdiği, sanık ...'ın katılan ...'e yumruk salladığı, sanıkların bu şekilde görevi yaptırmamak için direndikleri, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden

Tüm dosya kapsamına, katılanların aşamalardaki istikrarlı ve uyumlu beyanlarına, olay tutanağına, tanık anlatımına ve katılan ... Ç.'ye ait adli muayene raporunun içeriğine göre sanıkların atılı suçu işlediği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sair Yönlerden

Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,

Sanık ...'ın görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, saldırıda kullanmaya elverişli olması nedeniyle silahtan sayılan köpek ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,

Sanık ... hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın adli sicil kayında yer alan hükümlülüklerinin on sekiz yaşını doldurmadan işlediği suçlara ilişkin olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hususu dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı kısmın karardan çıkartılması suretiyle, HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

Haklarında yapılmak istenen yasal işlemlere karşı maddi cebir ile direnen sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı TCK’nın 265/1 inci maddesi ile mahkûmiyet kararı verilmesinde sayın çoğunluk ile aramızda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamasına karşın, sanığın aynı olayda birden fazla görevliye direndiğinden bahisle TCK’nın 43/2 nci maddesinin uygulanması hususunda sayın çoğunluk ile aramızda uyuşmazlık doğmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/1576-1628-1894-8783-8860 Esas sayılı dosyalarında yazılan muhalefet şerhlerinde ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere; uyuşmazlığa konu görevi yaptırmamak için direnme suçunda suç çokluğunun söz konusu olmadığı gibi suçun başka bir şekilde parçalara ayrılarak işlenmesi de mümkün değildir.

Uygulamada TCK'nın 43/2 nci maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtima, ancak her mağdur yada müştekiye karşı tek tek ayrı ayrı işlenmesi mümkün olan suçların, tek hareketle aynı anda birden fazla mağdura karşı işlenmesi halinde uygulanma olanağı bulunan sanık lehine getirilmiş bir müessesedir.

Örneğin, topluluk içerisinde bulunan herkese hakaret yada tehdit içerikli sözler söyleme olanağı bulunan sanığın, topluluğa karşı hakaret ve tehdit içerikli sözleri aynı anda söylemesi, birden fazla kişiyi tek tek bir yere kapatarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemesi mümkün olan sanığın, birden fazla kişinin bulunduğu odanın kapısını kapatarak dışarıya çıkmalarına engel olması gibi.

Örneklerde açıklandığı üzere, TCK’nın 43/2 nci maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtimanın, mağdur adedince ayrı ayrı her mağdura karşı işlenmesi mümkün olan suçların, tek hareketle aynı anda bütün mağdurlara karşı tek hareketle işlenmesi halinde uygulanma olanağı bulunan bir müessese olduğu, gittikçe istikrar kazanan ve yerleşik uygulamaya dönüşen içtihatlardan çok net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Suçunun konusunun tek olması nedeniyle Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesinin 2009 yılının sonlarına kadar TCK’nın 43/2 nci maddesinin uygulanamayacağına dair yerleşik uygulamaya dönüşen içtihatlarından yasada hiçbir değişiklik olmaksızın vazgeçilerek sanık aleyhine olacak şekilde görevli memurların birden fazla olması durumunda TCK’nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki değişen kararları, Y.C.G.K.nın 2010/47 Karar sayılı ilamı ile de (Somut olayda, sanığın suçun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları,

görevini ifa eden altı kamu görevlisine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerekmektedir.) desteklenerek bütün çağdaş anayasalarda temel bulan hukuki güvenlik ilkesi kanaatimizce ihlal edildiği gibi ayrıca 2010/47 Karar sayılı ilamda bir taraftan suçun hukuki konusunun tek olduğu kabul edilirken,

diğer taraftan sırf mağdur sayısının fazla olduğundan bahisle direnilen görevin tek olması nedeniyle suç çokluğundan söz edilemeyeceği için TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı gözetilmeyerek anılan maddenin uygulanmasına karar verilerek, benzer olaylardaki içtihatlar bir yana kararın kendi içerisindeki gerekçesi ile sonucu arasında dahi çelişkinin doğmasına sebebiyet verilmiştir. Prof.

Dr. .....’in deyimiyle; hukuk, ancak Öklid’in teoremleri misali, doğruluğu apaçık olan ilkelerin geliştirildiği ve bu ilkelerin bütün hukukçular tarafından benimsenip standart olarak uygulandığı gün “bilim” olma sıfatını hak edecektir. İşte ancak o gün, hukuk problemleri bütün hukukçular tarafından aynı şekilde çözümlenecektir. Böyle bir sistemde mahkeme kararları da önceden doğru olarak tahmin edilebilecektir.

İşte ancak böyle bir sistemde, hukuk güvenliği ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesi gerçekleşmiş olacaktır.

Sonuç itibariyle.

Bölünmesi, parçalara ayrılması mümkün olmayan ve ancak bir kez işlenmesi mümkün olan görevin yaptırılmaması için direnme suçunda, gerek zincirleme suçun gerekse fikri içtimanın olmazsa olmazını teşkil eden suç çokluğundan söz edilemeyeceği hususunda herhangi bir duraksamanın bulunmamasına karşın, Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesinin sayın çoğunluğunun, hukuki düzenlemelere ve yerleşik uygulamalara aykırı olduğu gibi kendi önceki tarihli içtihatlarına da aykırı olacak şekilde;

birden fazla müştekinin zarar gördüğünden bahisle TCK’nın 265/1, 43/2 nci maddeleri ile uygulama yapan yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükmünün, TCK’nın 43/2 nci maddesinin koşullarının oluşmadığından bahisle bozulması gerekirken onanmasına, dair kararına yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19040, K. 2024/1307, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
  8. B. Sair Yönlerden
  9. V. Karar
  10. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
  11. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
  12. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19040
Karar No
2024/1307
Tarih
7 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/19041 K.2024/2139
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19045 K.2024/2102
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/19076 K.2024/1764
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19077 K.2024/2631
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19088 K.2024/2632
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19096 K.2024/2633

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.