KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/19620 E., 2024/234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/672 E., 2016/362 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ruhsatsız yapının üstünün örtülü olması nedeniyle bina niteliğinde olduğuna, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın haricen satın aldığı taşınmazda inşaat yaptığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 10.11.2015 tarihli savunmasının alınması işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19620, K. 2024/234, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama