KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/19652 E., 2024/526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1766 E., 2016/705 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece;
1. Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile,
2. Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un ( 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıkların temyiz isteminin özetle; vicdanen rahatsız olan ve şikâyetlerini geri alan mağdurların ifadeleri, mobese kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile beraatlerine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanıkların hem polis memurlarına hem de zabıta görevlilerine direnmesi nedeni ile iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği, iddianamede sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ve 43 üncü maddesinin uygulanmasının talep edilmesi ve somut olayda koşullarının gerçekleşmesine karşın mahkemece gerekçeli karar da tartışılmadan görevi yaptırmamak için direnme suçunda 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uygulanmayarak ceza tayin edildiği, tekerrüre esas sabıkası olan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve neden uygulanmadığının karar yerinde gösterilmediği bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'e ait olan ve sanık ...'in de sanık ... ile beraber çalıştığı iş yeri hakkında belediye encümeni tarafından alınan mühürleme kararının tebliği için gelen zabıta memurlarına sanık ...'in "Ben böyle bir kararı tanımıyorum." dediği, kendisine herhangi bir evrak düzenlenmediğini ve ruhsat için müracaat edeceklerini söyledikten sonra "Defolun gidin o... çocukları." diyerek hakaret ettiği, sanık ...'in zabıta görevlisi mağdur Y.E.'nin yakasından tuttuğu diğer sanık ...'nın mağdurun üzerine saldırdığı ve mağdurun iş yerinden dışarıya çıkıp ekip talebinde bulunduğu,
polis memurları mağdurlar İ.E. ve Ö.K.'nin olay yerine gelerek sanıkları karakola davet etmeleri üzerine sanıkların zorluk çıkardıkları ve polis memurlarına direndiklerinden bahisle sanık ...'in görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret, sanık ...'nın ise görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanıkların kaçamaklı ikrarları, olay tutanağı, mağdurların sanıklara iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmaması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanıkların atılı suçları işlediği kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ...'in tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunmaması ve hakaret suçunda adli para cezası tercih edilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık hakkında temel ceza belirlenirken "TCK'nın 58/3 üncü maddesi dikkate alınarak" ifadesinin yazılmasının düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında somut olayda mağdur polis memurlarının aşamalarda alınan beyanlarında sanıkların kendilerine karşı cebir ya da tehdit içeren davranışlarından bahsedilmediği,
olay tutanağındaki sanıkların icra-i rezalet çıkardıklarına dair anlatımın aşamalarda mağdurlar tarafından doğrulanmadığı, sanıkların polis merkezine gelmeyecekleri, kendilerini kelepçeleyerek zorla götürmelerine dair tehdit içermeyen sözlü beyanlarının pasif direnme kapsamında olduğu ve direnme suçunu oluşturmayacağı, zabıta memuru mağdur A.K.'nin sanıkların kendisine yönelik eylemi olmadığını, olayların mağdur Y.E. ile sanıklar arasında yaşandığını belirtmesi karşısında;
sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu yalnızca mağdur Y.E.'ye yönelik işledikleri anlaşılmakla sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda tek mahkûmiyet hükmü kurulması ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiş, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1-Somut olayda mağdurlar Y.E. ve A.K.'nin sanık ...'in iddianameye konu sözleri daha önce işlem yapan zabıta memurlarına yönelik söylediklerini belirtmeleri karşısında eylemin mağdurlara yönelik hakaret suçunu oluşturmadığı, gıyapta hakaret suçu yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesinin gerektiği; olay sırasında iş yerinde mağdurlar ve sanık ... haricinde bulunan sanık ...'nın ise sanık ...'in sözleri söylediğini doğrulamaması karşısında gıyapta hakaret suçunun ihtilat unsurunun oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında yerinde olmayan gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre; sonuç ceza değişmemiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenen temel adli para cezasının; gün adli para cezası yerine, bir yıl karşılığı adli para cezası olarak belirlenmiş olması,
B. Sanıklar Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümlerde
1. Sanıkların direnme eylemini birden fazla kişiyle birlikte işlenmelerine karşın 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması,
2. Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19652, K. 2024/526, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama