KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20065 E., 2024/612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/382 E., 2016/706 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "24.09.2014" yerine "2014" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, kararın hukuka aykırı olup açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ruhsatlı iki katlı binası üzerine ruhsatsız 85 metrekare tek kat yapı ile birinci bodrum ve zemin katta yan cephelerde 4 pencere açtığı ve bu suretle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçu işlediği yönünde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 23.06.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20065, K. 2024/612, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama