KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20361 E., 2024/358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/473 E., 2016/128 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, işyerinde sigara içilmesinden dolayı cezai işlem uygulayacak olan polis memuru katılana vurmak suretiyle direndiği ve kasten yaraladığı iddiası ile açılan davada, sanığın olay yerinde olmadığının tanık beyanları ile anlaşıldığı, sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, Mahkemece beraat kararı verilmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 22.10.2015 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20361, K. 2024/358, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama