KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20743 E., 2024/225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/121 E., 2016/137 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak hükmün aynen açıklanması ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Uzman çavuş olan mağdurun görevini yapmasını engellemek amacıyla sanığın cebir kullandığı iddia olunarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Hükmün açıklanmasına neden olan suçun, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu olduğu, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, anılan suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, söz konusu suça ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, Uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanması durumunda, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun,
hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20743, K. 2024/225, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama