KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/22292 E., 2024/1628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/279 E., 2016/558 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme hakaret suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, suçun sübut bulmasına rağmen Yerel Mahkemece beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 05.11.2015 tarihli savunma olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22292, K. 2024/1628, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama