KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/22295 E., 2024/4814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/30 E., 2016/68 K.
- Suç
- İnsan ticareti
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında insan ticareti suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyizi sanığın mağdurlar ... A. ve ... A.' ya yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlı suçu oluşturmasına rağmen mahkûmiyeti yerine beratine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdurları çalıştırmak amacıyla Isparta ilinden İstanbul'a götürmek suretiyle insan ticareti suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli ve 2014/14-198 Esas, 2015/428 sayılı ile 17.02.2015 tarihli ve 2014/14-307 Esas, 2015/8 sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurların kendi ... iradeleri ile serbestçe hareket etme hakkının, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabilecekleri bir hak olmadığı,
bu hakkın ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdikleri rızanın hukuken geçerli sayılmadığı ve sanığın mağdurları Isparta'dan İstanbul'a götürmek şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi kapsamındaki suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine hükmedilmesi nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22295, K. 2024/4814, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama