KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/22733 E., 2024/1539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/765 E., 2016/349 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında, 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, tekerrüre esas sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında dosya içeriği ile bağdaşmayan şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü olan sanığın, şüphelenilmesi üzerine kullandığı aracın durdurularak kimlik sorulduğunda polis memurlarına yönelik "...burası bizim çöplüğümüz, bizim burada kimliğimizi soracak polisin canına okuruz" diye tehdit etmek ve şikâyetçi polis memuruna yumruk sallamak suretiyle atılı suçları işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın suç tarihinde adli sicil kaydının bulunmaması karşısında "...hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunması, tekerrüre esas alınmasa da adli sicil kaydının olması, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması..." şeklindeki dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile.
5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ''...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...'' ibaresinin ''... seri muhakeme usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22733, K. 2024/1539, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama