KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/22764 E., 2024/3366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/118 E., 2016/433 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; verilen kararın hukuka aykırı olduğu, yazılanların basın özgürlüğü kapsamına değerlendirilemeyeceği, yazılar ile kamuoyu algısı oluşturulmaya çalışıldığı vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık tarafından 22.06.2015 ve 29.06.2015 tarihlerinde internet sitesi üzerinden yazılan yazılarda katılanlara hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada, haber içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde yazılan yazıların, sendika yöneticileri olan katılanlar yönünden faaliyetler kapsamında yapılmış ağır eleştirileri içerdiği, haberlerde geçen beyanların hakaret niteliği taşımadığının kabulü ile sanık yönünden atılı suçun unsurları oluşmadığından Yerel Mahkemece beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılanlara yönelik sarf ettiği iddianameye konu edilen ağır eleştiri niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması karşısında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22764, K. 2024/3366, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama