KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/23108 E., 2024/2802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/466 E., 2016/556 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ( 1412 sayılı Kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; mahkemece sadece sanığın beyanlarına değer verildiğine, sanığın Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşma esnasında söylediği sözlerle atılı suçu işlediğine, tanık ile müvekkilinin beyanları ile suç duyurusuna esas duruşma tutanağının değerlendirmeye alınmadığına, anılan mahkemece suç duyurusunda bulunulduğundan verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 25.02.2016 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/23108, K. 2024/2802, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama