KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/24029 E., 2024/3397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1141 E., 2016/411 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; polisin kolunu tutmaması ve elini çekmesi için tepkisel bir etki gösterdiğine, suç işlemediğine, lehe hükümlerin gerekçesiz uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin kavga olayına karıştığı gerekçesiyle ifadesine başvurulmak için karakola getirildiği, ifade vermeden karakoldan ayrılamayacağının şüpheliye anlattığı, bunun üzerine şüphelinin şikâyetçinin üzerine doğru vurmak amacıyla yürüyüp, “Avukat istiyorum lan,avukatım gelmeden ifade vermem.” dediği,
bu sırada görevli polis memurlarının şüpheliyi tutarak sakinleştirmeye çalıştıkları, ancak şüphelinin sakinleşmeyerek polise “Siz benim paramla burdasınız,sizin maaşınızı ben veriyorum lan sen üzerindeki elbiseye güvenerek bana karışıyorsun,elbiseyi çıkarınca seninle görüşeceğiz senle,ben zaten şikayet etmiştim,şimdi vazgeçiyorum,istediğim gibi giderim,siz bana karışamazsınız.” dediği iddiasıyla açılan davada,sanığın ifadesinin alınmaması ve serbest bırakılması amacıyla polisi eliyle iteklemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Nedenleri ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "Görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "Seçenekli hareketli" ve "Amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, polisi eliyle iteklemesinden ibaret eyleminin cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığı denetime imkan verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Şikâyetçinin katılma talebi hususunda bir karar verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 238 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Nedenleriyle karar da hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/24029, K. 2024/3397, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama