KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/24214 E., 2024/1273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/110 E., 2016/252 K.
- Suç
- Çevrenin kasten kirletilmesi
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmesine karşın, yöntemince kamu davasına katılmayan, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan şikâyetçi Kurumun, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; yapılan keşif sonrası tanzim olunan bilirkişi raporuna istinaden sanığın kastının bulunmaması nedeniyle beraatine karar verildiğine, bilirkişi raporunda sanığın taksirle çevreyi kirlettiğinin sabit olduğuna, bu nedenle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 182 nci maddesinde düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan cezalandırılması gerektiğine ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Şikayetçi Kurumun yöntemince duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesine rağmen duruşmalara katılmadığı ve katılan sıfatını kazanmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca şikayetçi Kurum vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 16.04.2015 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/24214, K. 2024/1273, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama