KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/24361 E., 2024/3612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/336 E., 2016/349 K.
- Suçlar
- Hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin, temyiz sebeplerine yer vermediği süre tutum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, tebliğe rağmen ek temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir. 2. Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, infaz koruma memuru olan şikâyetçilere " O..lar, .ş..izler, hepiniz aşağılık insanlarsınız ,y...şak i..ne ,p...venk." şeklinde sözler söyleyerek hakaret ve şikâyetçilerden ... M. D.'nin yüzüne kafa atarak, şikâyetçi ... Z. U.'nun da boğazını sıkarak ve tırmalayarak kasten yaralama suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, şikâyetçilerin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından ; araştırılmasını gerektiren başka bir husus bulunmadığı, eylemleri mahkûmiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın hastaneye sevk işlemlerinin yapılması sırasında ve sonrasında görevlilere yönelik taşkınlık içeren hareketlerde bulunması üzerine infaz koruma memuru olan şikâyetçiler ... Z. U. ve ... M.D.'nin sanığı sakileştirip koğuşa götürmek istedikleri sırada sanığın şikayetçi ... Z. U.'nun boğazını sıkarak ve tırmalayarak, şikâyetçi ... M. D.'nin yüzüne kafa atarak şikâyetçileri basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde kasten yaralama şeklindeki eylemlerinin zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3. Kabule göre de.
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluğu,
Nedenleriyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/24361, K. 2024/3612, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama