KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/25399 E., 2024/4028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/122 E., 2016/583 K.
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdurun kaldığı dairenin masraflarını karşıladığı ve fuhuş için yer temin ettiği, olay tarihinde ve öncesinde mağdur ile tanık O.Ç.'nin para karşılığı cinsel ilişkiye girmeleri için aracılık ettiği, sanığın eyleminin suç tarihinden bir buçuk ay önce ve suç tarihinde fuhuş yapılması nedeniyle eyleminin zincirleme suç niteliğinde olduğu iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı fuhuş suçundan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/25399, K. 2024/4028, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama