KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/25944 E., 2024/4321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1168 E., 2015/1441 K.
- Suç
- Çevrenin taksirle kirletilmesi
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Duruşmadan yöntemince haberdar edilmeyen şikâyetçi Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve vekilinin kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyması karşısında, hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan açılan davada; sanığın ön ödeme önerisini yerine getirmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan yetkilisinin temyiz isteminin özetle; suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmasına rağmen mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak düşme kararı verildiği, ön ödeme şartlarının oluşmadığı bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteminin katılan lehine vekalet ücreti verilmesi talebini içerdiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında ön ödeme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi karşısında, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.12.2015 tarihli iddianame olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ilamına yönelik katılan ve vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/25944, K. 2024/4321, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama