KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/27090 E., 2024/8896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/3 E., 2016/260 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sözlerin hakaret suçunu oluşturduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine vesaire ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; şehit yakını olan katılana yönelik katılanın ..., ... ve saygınlığına saldırı niteliğinde olan " Esasta problemli bir kişiliktiri kardeşinin şehitliğini istismar edip bu işten daima çıkar elde etmeye çalışır." şeklindeki sözleri nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 03.05.2016 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/27090, K. 2024/8896, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama