KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/28241 E., 2024/6239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/265 E., 2016/1062 K.
- Suçlar
- Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı ve hapis cezasından adli para cezasına çevrilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 52 nci maddesi uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakaret suçunu işlemediğine, kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğuna vesaire yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla trafik kontrolüne girdiği, sanığın alkollü olduğunun anlaşılması üzerine doktor raporu aldırılmak üzere hastaneye götürülmek için sanığın ve refakat etmek isteyen arkadaşı temyiz dışı sanığın polis aracına bindirildikleri, polis aracının seyir halinde iken önüne aniden bir motosikletin çıkması nedeniyle ani fren yaptığı, sanığın aracı süren şikâyetçi polis memuruna hitaben "Sen ne yapıyorsun a**na koyayım, bizi öldüreceksin." şeklinde söz söylediği, bunun üzerine temyiz dışı sanığın araçtan inmesi istendiği, ancak temyiz dışı sanığın araçtan inmediği,
çıkan tartışma esnasında sanığın şikâyetçilere hitaben "Sizin kitabınızı sinkaf ederim, siz kim oluyorsunuz, binmiyoruz araca lan." şeklinde söz söylediği ve sanığın alınan alkol muayene raporunda %1.51 promil alkollü olduğunun tespit edildiği iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanları, alkol muayene raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın aşağıdaki bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ''...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...'' ibaresinin ''... seri muhakeme usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hakaret suçundan yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı madesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/28241, K. 2024/6239, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama