KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/29073 E., 2024/6273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/388 E., 2016/268 K.
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı, 2.Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tüm dosya kapsamına göre, katılanın daha önceden sanığa hakarette bulunduğuna dair dosyada delil bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, tehdit suçu yönünden de gerekçenin yetersiz olması nedenleriyle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III.GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, tehdit suçu yönünden aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2016 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/29073, K. 2024/6273, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama