KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/30560 E., 2021/22054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Fuhuş
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafisi, katılan vekili
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki ... vekilinin 24/09/2020 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebine rağmen katılma kararı verilmeden tensip zaptında, duruşma tutanaklarında ve gerekçeli kararda katılan olarak gösterilmiş ise de, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...’nün davaya katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilerek; dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK'nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı,
bu suretle Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair (2) nolu bozma düşüncesine ve mahkemenin sanık hakkında takdiri indirim uygulamama gerekçesi yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/30560, K. 2021/22054, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama