İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30752 K.2021/27001

Mala zarar verme, kamuya ait veya özel suların mecrasını değiştirme, yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olma, imar kirliliğine neden olma ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından şüpheli ... hakkında…

Esas2021/30752Karar2021/27001Tarih11 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.418 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2021/30752 E., 2021/27001 K.·Karar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.418 kelime·7 dk okuma

Mala zarar verme, kamuya ait veya özel suların mecrasını değiştirme, yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olma, imar kirliliğine neden olma ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/07/2019 tarihli ve 2019/3847 soruşturma, 2019/2805 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/04/2020 tarihli ve 2019/5615 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında;

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,

Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin suça konu araziyi Milli Emlak Müdürlüğünden ücreti karşılığında kiraladığı, buna ilişkin makbuzları dosyasına ibraz ettiği, şüphelinin kurmuş olduğu yapının yanından dere geçtiği ancak suça konu derenin içerisinde su bulunmadığının tespit edildiğinden ve şüpheli hakkında atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan taşınmazı telle çevirmek ve iş makineleri ile doğal yapısı değiştirilmek suretiyle hem müştekinin mülkiyetinde bulunan taşınmaza saldırıda bulunduğu hem de anılan taşınmazın yanından geçen derenin doğal yapısının değiştirildiği yönünde iddia üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin 18/07/2019 tarihli ifadesinde soruşturmaya konu taşınmazı Milli Emlak Müdürlüğünden ecrimisil karşılığında kiraladığına ilişkin beyanı ile yetinilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu,

ancak soruşturmaya konu araziye ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğüne yazı yazılarak suç tarihi itibarıyla söz konusu arazinin hukuki statüsünün sorulmadığı, ilgili tapu kayıtları, defter ve belgelerin getirtilmediği,

yine bu arazinin devamında yer alan dere yatağının doğal yapısının şüphelinin eylemleri neticesinde değişip değişmediği hususunun da Devlet Su İşleri İzmir Bölge Müdürlüğüne yazı yazılarak araştırılmadığı anlaşılmakla, tüm bu eksiklikler giderildikten sonra hukuka aykırı inşa edildiği iddia olunan yapı hakkında gerektiğinde mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,

yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07/04/2021 gün ve 94660652-105-35-4352-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme:

CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller,

suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa. Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.

Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde;

“(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.

Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir.

Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

CMK’nın 172/3. maddesinde ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır.

İncelenen dosyada; şikayetçi ...'in Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına 12/07/2019 havale tarihli şikayet dilekçesi sunarak, ...

Mahallesi ... mevkii ... numaralı parselde bulunan taşınmazın sahiplerinden olduğunu, kendi hissesine düşen kısmın dere yatağına sınırı olan alanının bulunduğunu, burayı 23/01/2017 tarihinde dere yatağına kadar olan yer sınır olarak kabul edilerek satın aldığını, ... ile ... numaralı parseller arasına dere yatağı kısmının telle çevrilmesiyle bina yapıldığını, alanın iş makineleriyle doğal yapısının değiştirildiğini, mülkiyetinde bulunan alana saldırı ile sınırlarının değiştirildiğini, dere yatağının doğal yapısının kaldırıldığını tespit ettiğini, TCK'nın 151/1, 152/2-b, 154/1-2,

170/2 ve 184/1. maddelerinde düzenlenen suçların işlendiğini belirtip, suç faillerinin cezalandırılmasını talep ettiği, dilekçe ekinde şikayete konu yerin fotoğraflarını, krokisini ve tapu senedini sunduğu,

Aynı gün İlçe Jandarma Komutanlığına savcılıkça yazılan talimat üzerine, olay yerinde inceleme yapılması suretiyle düzenlenen tutanağa göre, söz konusu alanda üzeri branda ile kapanmış gübrelerin olduğu, gübre konulan yerin kepçe marifetiyle düzeltildiği, 5 metre ileride tel çit ile çevrilmiş ve giriş kapısı olmayan tahminen 15 metre ebadında oval şekilde beyaz renkli branda çadır bulunduğu, branda kapısının demir kilit ile kapalı olduğu ve içerinin görülmediği, demir çit ile çekilen alanın içinden yaklaşık olarak 1-2 metre genişliğinde derenin geçtiği fakat içinde suyun görülmediği, bahse konu alanı yaptıran kişinin ... olduğu ve demir çit ile çektiği yerin şikayetçiye ait alana girip girmediğinin tespit edilemediği,

Şüphelinin ifadesinde, söz konusu alanı Milli Emlak Müdürlüğünden kiraladığını, 2010 yılından beri ecrimisil ödediğini, burada solucan gübresi üretmeyi planladığını, dere yatağını engelleyecek ya da kapatacak bir şey yapmadığını belirterek, şikayete konu alanla ilgili olduğunu iddia ettiği ecrimisil makbuzları ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ait yazıları soruşturma dosyasına ibraz ettiği anlaşılmıştır.

Tahkikat evrakının Cumhuriyet başsavcılığına sunulması üzerine, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca, söz konusu alanın şikayetçinin arazisi sınırları içerisinde yer almadığı, şüphelinin burayı ücreti karşılığında kiraladığına ilişkin makbuzları sunduğu, şüphelinin kurduğu yapının yanında derenin geçtiği ancak derenin içinde su bulunmadığı,

bu nedenle şikayetçinin iddiaları dışında, şüphelinin yüklenen suçları işlediğini gösteren yeterli şüpheyi oluşturacak delil bulunmadığı ve eylemlerin yasal unsurlarının bu aşamada oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse de, başta şikayetçinin sunduğu itiraz dilekçesi ekinde yer alan belgeler ile itirazın mercii tarafından incelenmesi aşamasında 24/03/2020 tarihili dilekçesiyle İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğine sunduğu belgeler olmak üzere, dosya kapsamında yer alan tüm deliller ve fotoğraflar göz önüne alınarak, şikayete konu yerin hukuki statüsünün ne olduğu konusunda ilgili kurumla yazışma yapılması,

buna dair dayanak belgelerin getirtilmesi, yine şüphelinin eylemlerinin dere yatağının yapısını değiştirip değiştirmediğinin, şikayetçinin arazisine müdahale niteliğinde olup olmadığının ve şüphelinin yaptığı yapının, imar kirliliğine neden olma suçunun yasal unsurlarını oluşturup oluşturmadığının tespiti açısından mahallinde keşif yapılarak,

konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, etkin soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, öncelikle eksik soruşturma işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi ve soruşturmanın tamamlanmasından sonra, itirazın kabulü veya reddi yönünde bir karar verilmesi gerekirken, bu süreç işletilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın doğrudan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan düşünce yerinde görüldüğünden, 1-İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/04/2020 tarihli ve 2019/5615 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/30752, K. 2021/27001, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30752
Karar No
2021/27001
Tarih
11 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30753 K.2021/27273
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30756 K.2021/26702
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30759 K.2021/27002
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30760 K.2021/27721
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30763 K.2021/26298
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/30772 K.2021/27128

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.