KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/34382 E., 2024/9126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1837 E., 2017/2387 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine beraat hükmü kaldırılarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, yapının bina vasfında olmadığına, usul ve Kanun’a aykırı olan kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suça konu parsel üzerinde bulunan binanın bodrum katındaki 1 numaralı dükkanın yan bahçe mesafesi içerisine ruhsatsız bir şekilde 113.98 m² sundurma yaptığı iddiası ile açılan davada, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık tarafından yapılan söz konusu sundurmanın 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fırkası kapsamında suç teşkil eden ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 5 inci maddesindeki tanıma uygun olarak bina niteliğinde olduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinde "Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran..." kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde de bina kavramı "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda; yapılan imalatın statik açıdan binaya aşırı yük getirmediğinin, takılır-sökülür nitelikte olduğunun, eklentinin kendi başına kullanıbilen fazladan kalıcı bir yaşam ve korunma alanı sağlamadığının, söz konusu ön ve yan bahçede bulunan 113,98 m² lik üstleri kapalı yan kısımlarının açılır kapanır tip malzeme ile kapatılmasıyla oluşturulmuş olan bu sundurma alanının bina niteliğinde değil yapı niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanık tarafından yapılan bu imalatın bina niteliğinde olup olmadığına ilişkin ek bilirkişi raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken,
eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Hükümden sonra 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/34382, K. 2024/9126, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama