KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/35964 E., 2024/11011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2201 E., 2019/2112 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun beraat hükmü kurulmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan veklinin temyiz istemi; üzerine atılı suçu işlediği dosya kapsamından sabit olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.
Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.
Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; iddia, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/35964, K. 2024/11011, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama