KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/36216 E., 2024/10054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/4542 E., 2019/1719 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf talebinin esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanğın temyiz isteğinin özetle, seçenekli yaptırım içeren hakaret suçunda gerekçesiz şekilde hapis cezasının tercih edildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi, sanığın müşahede odasında gerçekleşen eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı; ancak sanığın kameraların bulunduğu alanda eylemini devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin gerçekleştiği kabul edilen "kameraların bulunduğu alanda" aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanığa verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/36216, K. 2024/10054, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama