KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/36254 E., 2024/12539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında, 1. Tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. 2. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, hakaret suçundan kurulan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(d) maddesi uyarınca temyizi kabil değil ise de, tek olan eylemin bölünerek sanık hakkında hakaret suçundan iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bu hükmün de temyiz edilebilir olduğu kabul edildiğinden; temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 31.01.2020 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükümlerin bozulması isteminde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçu Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen, 18.11.2014 tarihli ve 2013/663 Esas 2014/498 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi;
Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir.
Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Aksine, şekli bir yorum ve bakış açısıyla bu bütünlük görmezlikten gelinerek, her bir mağdura yönelik hareketin bağımsız birer fiili oluşturduğunun kabul edilmesi ve gerçek içtima hükümlerinin uygulanması halinde, cezalandırmada adaletsizliğe yol açılacağı gibi "fiilin hukuki anlamda tekliği" prensibine de aykırı davranılmış olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; sanığın şikayetçi Mert H.'ye ve polis memurlarına hakarette bulunması biçiminde gerçekleşen eylemi nedeniyle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, yazılı şekilde hakaret suçundan iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçları Yönünden Sanığın istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) ve (d) fıkraları uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçları Yönünden
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/36254, K. 2024/12539, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama