KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/36637 E., 2024/12953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastı olmadığına, iddia edilen eylemler hakkında soruşturma açıldığına bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğine, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Somut olayda; sanığın yine sanık olarak yargılandığı davada savunması sırasında söylediği sözlerin tüm dosya kapsamı ve kullanılan ibareler bütünüyle değerlendirildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/36637, K. 2024/12953, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama